İett yeni durak ekledi: Balık Ekmek Teknesi Olmayan Eminönü

Biri bana eminönü’nde artık balık ekmek teknesi olmayacak deseydi güler geçerdim sanırım. Fakat şu an haber siteleri ciddi ciddi bunu yazıyor, gülemiyorum.

İstanbul büyükşehir belediyesi, sözleşmelerinin bitmesi üzerine eminönü balıkçılarına kapının önünü gösterdi.

1 Kasıma kadar bölgeyi terk etmeleri istendi, ardından balıkçılar itirazda bulundular. 30 gün beklenmeden mahkeme direk karara bağlandı ve adeta eminönü’nün simgesi haline gelmiş o üç balıkçı teknesine yol gözüktü. Bu kararın sadece beni üzdüğünü düşünmüyorum ama gerekli bir yankı da bulamadı.

Denizin olduğu yerde balıkçılık her zaman çok önemli yer tutar hayatımızda. Önceden nasıl balık tutuyorsak bugün de aynı şekilde arada sabahları erken kalkıp o güzel istanbul havasında nemli burun tuzlu saçlar ile balık tutuyoruz. Haliç köprüsünde birbirimizle yarışıyor, keyfimize bakıyoruz.

Bunlar siyah beyaz zamanlarımızdan, şimdi nostalji gördüğümüz, ah eski istanbul be dediğimiz zamanlardan beri süregelen alışkanlıklarımız. Ve dışardan bakıldığı zaman da gerçek manada istanbul’un portresi. Bir istanbul tanıtımı hazırlamam gerekseydi eğer, beyoğlunun tozlu dar sokaklarını, taksim de arada kalmış türk sanat müziği okunan minik nostalji kafeyi , eminönünde 1960 lara, hatta daha eskilere dayanan balık ekmek teknelerini koyardım çalışmama. Ayasofya’dan hidiv kasrı’na kadar doldururdum yine de tatmin olmazdım sanırsam.

Şimdi biraz da eski eminönü sahil’e yabancıların gözüyle bakalım bakalım; yıllar 1950-1960 arası 🙂

Diyorduk ya;

Balık ekmeksiz eminönü olmaz. Evet bütün balık ekmekçiler kapanmıyor, fakat balık ekmek tekneleri bir simgeydi. Artık ne kadar lüks de olsalar, ellerinde eldivenlerle balık ekmek de sunsalar, ellerimize yağ bulaşmadan balık ekmek de yesek bu üç tekne çok ciddi bir sembol. Bunların bizler için bir anlamı olmalı.

Bu teknelerden ne ramiz dayılar, polat alemdarlar, ne çocukluklar, ne türküler, ne eski istanbul beyefendileri, ne koltuk altında gazetesiyle evine giden güzel insanlar geçti. Kendi güzel değerlerimizin farkında olalım sahip çıkalım derim. Bu fotoğraflardan sadece bir tanesi bir içimizden olan ara güler’e ait, ruhu şad olsun. Ara güler olalım kimsenin tanışamadığı yazarlarla bile oturup kalkalım demiyorum, en azından turistler kadar güzelliklerimizin, değerlerimizin farkında olalım.Bize eski istanbul’u gösteren bir çok görüntülü kaynak yabancılara ait…

Kendi elimizle bir değerimizi daha unutmayalım. Her zaman haliç’e ağımızı salalım, rast gelmezse aşağı inip eminönü’nde balık ekmeğe düşelim, ortada duran tekneden turşu suyumuzu da gömüp hayatımıza dönelim. Çocuklarımıza zaten beton yığını bir istanbul bıraktık, bari eskiye dönüp güzel hissedebilecekleri mekanlara dokunmayalım.

Twitter hashtag #teknemedokunma

İlk Yorum

  1. Geralt of rivia 25 Mayıs 2020

Yorum Bırak